İçeriğe geç
Ufuknâme.

Ad

E-posta *

Mesaj *

Muhtelif Notlar #01: Gümüşün Sessiz Yükselişi, Minimum Yatırım Tutarı, Geleceğin Şirketleri

Ufuk Demir tarafından hazırlanan Muhtelif Notlar serisinin bir numaralı turuncu renkli makale kapak görseli.

Bültenin ilk makalesi olması sebebiyle kısa bir izah yapmak isterim: Bülten, kişisel gündemime dair muhtelif konulardaki notlardan oluşacağı için makalelerde anlamsal değil, daha çok yapısal bir bütünlük kurmaya çalışacağım. Tam tersinin olduğu zamanlar da olacaktır ancak amacım, genel olarak belirttiğim şekilde.

Bu izahın ardından, ilk konularımızla Muhtelif Notlar'a bismillah diyebiliriz.



1. Gümüşün Sessiz Yükselişi: Neden İlgi Odağı Olmaya Başladı? 💹

Yaklaşık kırk gündür, yalnızca Türk lirası karşısında kıymetli madenlere odaklanarak oluşturduğum bir deneysel portföyü takipteyim. Bir ekonomist veya bir finans uzmanı olarak değil, sade vatandaş olarak altının diğer kıymetli madenlere karşı (gümüş, platin, paladyum) durgunluğunu gözlemliyorum. Bunun global nedenleri elbette vardır; bir dünya savaşı beklendiği söylentileri, ülkelerin güvenli liman olarak fiziksel altın stokladığı gibi konular zaten sürekli konuşuluyor. Ancak, altındaki bu durgunluk sebebiyle diğer kıymetli madenlere, bilhassa gümüşe olan eğilimin ne kadar arttığı henüz tam anlamıyla idrak edilmedi sanırım.

Bu durgunluğun yanında, gümüşe olan eğilimin sebeplerinden bir diğeri de, mikro yatırımcının artık altın yatırımı yapamıyor olması. Altının fiyatı "Üç beş kuruşa alır, bir köşeye koyarım." denebilecek yeri çoktan geçti. Onun yerini ise, gerçekten "üç beş kuruşa" alınabilecek bir kıymetli maden olan gümüş almaya başladı. Pek çok kişi 90 TL'ye 1 gram gümüş yatırımı yapabilecektir ancak herkes 6000 TL'ye 1 gram altın yatırımı yapamaz. Sırasıyla, platin ve paladyumun da gümüşü takip ettiğini belirtmem gerekir ancak gram bazında en düşük fiyatlı kıymetli maden gümüş olduğu için revaçta olan o. Oranlar üzerinden ortalama bir veri sunmak gerekirse: Gümüş, kırk gün öncesine göre yaklaşık %40 kâr ettirirken altın yaklaşık %10 kâr ettirdi.

Yatırım tavsiyesi değil, kişisel gözlemlerimdir.

2. Minimum Yatırım Tutarı Limiti: Kitle Fonlamanın Ruhuna Aykırı Değil mi? 🌱

Hazır mikro yatırımcılar demişken, ülkemizde son dönemde yavaş yavaş daha iyi bir hâle gelmeye başlayan kitle fonlamaya dair bir meseleye değinmeden edemeyeceğim: Benim yolum kitle fonlama platformları ile İslamî finans ilkelerine uygun yatırım yollarını araştırırken kesişti. -Bu "uygunluk" meselesi bahs-i diğer.- Bilindiği üzere, kitle fonlama platformları, ekonomik gelir düzeyi farklı seviyelerdeki çeşitli yatırımcılardan, girişimciler için ihtiyaç duyulan sermayenin toplanmasına aracılık ediyorlar. Ayrımsız ve her yatırımcıyı kapsayan bir sistem. O hâlde böyle bir sistemde şu beklenir: Çok az parası olan yatırımcı ile çok fazla parası olan yatırımcı arasında, girişime yatırım yapabilme hakkı noktasında herhangi bir kısıtlayıcılık olmamalı. "E zaten yok ki?" cevabını duyar gibi oldum.

Hayır, var. Bunun, girişimciler veya kitle fonlama platformları açısından başka sebepleri var mı bilmiyorum ancak bazı platformlarda girişimlere minimum yatırım tutarı limiti konulduğunu görüyorum. Tamam, 500 TL, 1000 TL olarak belirlenen limitler zaten çok yüksek değil ancak hafifçe bir gülümsemeyle hatırlatmak isterim ki, mikronun mikrosu var. Farkındayım, 100 TL zaten büyük bir meblağ değil ancak bence alt sınırı 100 TL'de tutmak, daha fazla yükseltmemek, hem kitle fonlama sisteminin tercih edilebilirliğini artırmak hem de tüm potansiyel yatırımcıları kapsamak adına güzel bir hareket olacaktır.


3. Geleceğin Şirketleri: Tek Yönetici, Onlarca Yapay Zeka Ajanı 🤖

Girişimlere de değindik madem: Geçen gün bir girişim çok ilgimi çekti. Yapay zeka ajanları ile ilgiliydi. No Cod/Low Code altyapısıyla oluşturulmuş bir ürünleri var. Şirketinizin ihtiyaçlarına göre yapay zeka ajanları oluşturup görevlerini tanımlıyor, kurumsal evraklarınızı da ajanlarla paylaşarak tamamen şirketiniz için çalışan bir görevli oluşturmuş oluyorsunuz. Böyle özetleyince çok basit görünmüş olabilir ancak bu aslında şu demek: Bir yapay zeka ajanı oluşturup doğru kurumsal dokümanlarla bilgilendirirsen ve vazifelerini de doğru şekilde tanımlarsan, yorulmayan, hasta olmayan, sakatlanmayan, morali bozulmayan, itaatsizlik etmeyen, işini savsaklamayan bir eleman elde etmiş olursun.

Peki, ya bunu şirketinde mümkün olan tüm pozisyonlar için yaparsan? Yani, şirketinin tüm çalışanları, şu anda bakmakta olduğun bilgisayar ekranında, senin bir komut girmeni bekleyen, senkronize olarak iş gören onlarca yapay zeka ajanından oluşursa? Pazarlamacın ekranda, insan kaynakları yöneticin ekranda, siber güvenlik uzmanın ekranda, sosyal medya yöneticin ekranda... Peki ya tüm bu elemanları bir de genel müdür ajanına tabi kılarsan ve sen yalnızca genel müdür ajanına gereken komutu verip iş akışını ekranda izlersen?

Ben "geleceğin şirketleri" dedim ama sanki o şirketler çoktan gelmiş gibi.


İlginizi çektiyse, Muhtelif Notlar'ın yeni yazılarını kaçırmamak için aşağıdaki form ile bloguma abone olmayı unutmayınız. 🔔

Peki, bu konular hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi ve kendi notlarınızı yorumlarda duymayı heyecanla bekliyorum. 💬

Bir sonraki Muhtelif Notlar'da görüşmek üzere.

Allah'a emanet olun. 👋

Bültene Katılın

Yeni yazılar ve notlar yayımlandığında ilk sizin haberiniz olsun. İçerikler doğrudan e-posta kutunuza gelsin.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Takip edin ve paylaşın.

Düşüncelerinizi Paylaşın

Yorumlar