İçeriğe geç
Ufuknâme.

Ad

E-posta *

Mesaj *

Muhtelif Notlar #02: Nitelikli Paylaşım İhtiyacı, Bireysel Yatırımcılık Kabiliyeti, Ortaklıkların Temelleri

Muhtelif Notlar serisinin ikinci sayısı için tasarlanmış minimalist turuncu arka planlı başlık görseli.

Sadece paylaşmış olmak için anlatmaktan, riskleri tecrübeye dönüştüren yatırımcılık kaslarına ve sarsılmaz ortaklıkların ulvî temellerine..

Üç ayrı konu, tek bir ortak payda: Daha nitelikli bir perspektif sunma çabası. İşte gündemimden süzülenler:

Muhtelif Notlar'ın ikinci makalesinde insanın nitelikli paylaşım ihtiyacı, bireysel yatırımcılık kabiliyetinin güçlenişi ve ortaklıkların temellerine dair birkaç notum var.

O hâlde, Muhtelif Notlar'a bismillah.



1. "Sana Anlatmalıyım!" Değil, "Sana Nasıl Daha İyi Anlatırım?" 🗣️

"Bizler paylaşmaya ihtiyaç duyan varlıklarız." ifadesi biraz yetersiz. Hayır, gereksiz demedim; yetersiz dedim. Elbette paylaşmak bir ihtiyaç ancak alelade bir paylaşım seviyesinde kalmamak, bu seviyenin üstüne çıkıp "nitelikli şekilde paylaşmaya ihtiyaç duyan" varlıklar olmak gerek. Öylesine birkaç lakırdı ettikten sonra "Ben de herkesin söylediği gibi söyledim işte bir şeyler, meramımı ortaya döküp geçtim. Zaten başka ne yapabilirdim ki?" seviyesinde kalmamak gerek.

Ya ne yapmalı? Anlatılmak istenen şeye bir form vermeli. Onu sıradanlıktan kurtarmalı. Peki ya nasıl? Aslında çoğumuzun zaten ucundan kenarından ilgilendiği çeşitli yollarla: Orijinal kurgular yaparak sunduğunuz bir video ile, harika bir hikaye anlatıcılığı ile, sevdiğiniz kitaptan eşsiz bir pasajın seslendirilmesi ile, tek başınıza sürdürdüğünüz bir podcast yayını ile, özgürce yazdığınız bir blog sitesi ile...

Muhtelif Notlar dahi, bu nitelikli paylaşım arzusunun bir sonucu. Ne dersiniz; zihnimizde onlarca düşünce, ruhumuzda nehir gibi duygular akıp giderken ortaya gerçek bir şeyler koymanın vakti gelmedi mi?


2. Risklere Tedbirle Yaklaş: Bireysel Yatırımcılık Kasların Güçlensin 📈

İlk makalede kitle fonlama ile ilgili bir konuya değinmiştim. Benzer bir bağlamdan devam edelim: Bireysel yatırımcılık kabiliyetlerinin güçlenmesi. Türkiye'de küçük yatırımcılar ile büyük yatırımcıların bir araya geldikleri en erken aşamanın, kitle fonlama platformlarındaki kampanya süreçleri olduğunu gözlemliyorum. Açıkçası şimdiye kadar daha erken aşamalarda bir araya gelinebilen bir yatırım yolu da görmemiştim.

Peki, bu ne sağlıyor? Belki daha önce, borsada hisse senedi yatırımı yapanlar kitle fonlama yatırımlarında daha profesyonel davranabiliyorlardır ancak bu sistemle ilk kez tanışanlar "portföy çeşitlendirme", "likidite", "değerleme" gibi yeni kavramlarla tanışıyor, öğreniyor, küçük de olsa yatırımlarını en makul olana ve kendi bütçelerine göre en makul miktarda yapmaya çalışıyorlar. Uzun bir süre geri dönüşü olmayacak bir meblağdan, kendilerine göre en doğru değerlendirmeyi yaparak vazgeçiyorlar. Bu risk/getiri ilişkisini küçük miktarlarda yatırımlarla tecrübe ettikleri için diğer yatırım enstrümanlarında da kabiliyet kazanıyorlar ve bir melek yatırımcı veya portföy yöneticisi olmamalarına rağmen en azından bireysel olarak gayet iyi bir konuma gelmiş oluyorlar.

Küçücük yatırımlar, servet sahibi yapmayacaksa da, bilgi sahibi yapacağı kesin. Belki de bu küçücük yatırımlarla, büyük ve deneyimli yatırımcılar yetişiyordur; ne dersin?


3. "Seninle Ortaklığa Açığım Ancak Bazı Şartlarım Var" 🤝

Ne zaman girişimcilik veya iş ile ilgili bir mecraya bakınsam ortaklık konusunda benzer şeyler görüyorum: "Girişimcilikte ekip çalışması çok önemli.", "Beraber başarabiliriz.", "Beraber.", "Birlikte." Peki, bir ortak ile beraber girişimde bulunmak gerçekten bu kadar iyi bir şey mi?

Öncelikle "ortak" ve "ekip" kavramlarını keskin bir çizgiyle birbirinden ayırmak icap ediyor sanırım: Her ortakla aynı zamanda ekipsinizdir ama her ekiple ortak değilsiniz. Tam bu noktada, siz bir iş yerinde asgari ücretle çalışıyorken patronunuzun "Biz bir aileyiz." palavralarını sıktığı bir senaryo hayal edebilirsiniz. Ben daha çok ortaklığın kuruluş temellerine dair konuşacağım.

Tıpkı evlenmek gibi görüyorum ortaklığı. Ulvî emel ve temellere dayanmazsa, tarafların ilişkisi günden güne zorlaşır; tahammül edilemez hâle gelir. Zorlukların birlikte aşılmasını sağlayan şey bu ulvî dayanaklardır. Aksi hâlde, sırıtarak "Necati, birlikte on bin euro daha kazanabiliriz; n'olur beni terk etme." şeklinde bir ortaklık hayal etmek zorunda kalacağım. Veya "Necati, bari şirket arabasını bana bıraksaydın." şeklinde bir ortaklık da olabilir...

Para kazanılmasın demiyorum elbette. Çaba gösterilir, ter dökülür, para da kazanılır. Ancak iki tarafın da esas olarak kabul ettiği sarsılmaz dayanaklar olmadığı sürece ilk sert rüzgarda ortalık elbette karışacaktır. Ondan sonra "Necati'm de Necati'm..."


İlginizi çektiyse, Muhtelif Notlar'ın yeni yazılarını kaçırmamak için aşağıdaki form ile bloguma abone olmayı unutmayınız. 🔔

Peki, bu konular hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi ve kendi notlarınızı yorumlarda duymayı heyecanla bekliyorum. 💬

Bir sonraki Muhtelif Notlar'da görüşmek üzere.

Allah'a emanet olun. 👋

Bültene Katılın

Yeni yazılar ve notlar yayımlandığında ilk sizin haberiniz olsun. İçerikler doğrudan e-posta kutunuza gelsin.

Bu yazıyı beğendiniz mi? Takip edin ve paylaşın.

Düşüncelerinizi Paylaşın

Yorumlar